Tek başlarına kullanıldıkları zaman gerund takip eder.
- The students love talking to their teachers.
- Do you like eating dessert? (Tatlı yemekten hoşlanır mısın?)
- I hate waiting at dinner table. (Yemek masasında beklemekten nefret ederim.)
- Boys prefer playing with guns. (Erkek çocuklar silahlarla oynamayı tercih ederler.)
Would ile kullanıldıklarında infinitive kullanılır. ( would / like / love /prefer / hate )
- The students would love / like to talk to their teachers. (Öğretmenler öğrencileriyle konuşmayı severler.)
- I’d hate to wait at dinner table. (Yemek masasında beklemek hoşuma gitmiyor.)
- I’d prefer to stay here. (Burada kalmayı tercih ederim.)
♦ LIKE
Doğru bulmak manasında kullanıldığı zaman to infinitive ile, hoşlanmak, sevmek manalarında kullanıldığı zaman gerund ile kullanılır.
- Our neighbour’s wife likes to see the doctor once a month. (Komşumuzun karısı ayda bir doktora gitmeyi doğru bulur.)
- I don’t like to climb mountains. (Dağlara tırmanmayı uygun görmüyorum.)
♦ CARE
Umursamak, kafasına takmak, endişe etmek gibi manalarda kullanıldığı zaman gerund ile kullanılır.
- If you promise to help me sir, I don’t care going to prison. (Bana yardım etmeye söz verirseniz bayım, hapse gitmek umurumda bile değil.)
Meyli olmak, pek sevmek, özel ilgi duymak manalarında olunca infinitive ile kullanılır.
- Children today don’t care to play outside. They would care to play computer games. (Bugünün çocukları dışarıda oynamayı sevmiyor, bilgisayar oyunu oynamak istiyorlar.)
♦ ADVISE, RECOMMEND, ALLOW, PERMIT
İlgili şahıslardan bahsedilmezse gerund kullanılır.
- They advised giving up the work. (İşi bırakmayı tavsiye ettiler.)
- The rules don’t allow the workers to sleep during the working hours. (Kurallar işçilerin çalışma saatleri esnasında uyumalarına müsaade etmez.)
♦ BEGIN, START, CONTINUE, CEASE
Hem gerund ve hem de to infinitive ile kulanılabilirler.
- I began to study at noon. (Ders çalışmaya öğlende başladım.)
(started studying)
- The workers continued to work. (İşçiler çalışmaya devam ettiler.)
(working)
- People never cease to worry about themselves. (İnsanlar kendileri hakkında endişelenmeyi hiç bırakmazlar.)
(worrying)
♦ ATTEMPT, INTEND
Hem gerund ve hem de infinitive ile kullanılabilirler.
- I’ll attempt to finish it today. (Bugün onu bitirmeye teşebbüs edeceğim.)
(finishing)
- I intend to finish it today. (Bugün onu bitirme niyetindeydim.)
(finishing)
► Verbs followed by an infinitive without to
Make ve let fiilleri ise kendilerinden sonra gelen fiillere ne -ing ne de to aldırırlar. Gelen fiil yalın halde bulunur.
- The boy made us laugh. (Çocuk bizi güldürdü.)
- I can’t make my son eat anything. (Oğluma hiçbir şey yediremiyorum.)
- The woman made her daughter wash the dishes. (Kadın kızına bulaşıkları yıkattı.)
- The man didn’t let his son go out. (Adam oğlunun dışarı çıkmasına izin vermedi.)
- Please let me stay here. (Lütfen burada kalmama izin verin.)
- They never let me speak. (Benim konuşmama hiç izin vermezler.)
► Verbs followed by a gerund or an infinitive without do
Hear, watch, feel, notice ve see fiillerden sonra bir nesne geldiği zaman daha sonra gelen fiil ise ya halde hiçbir ek almadan gelir veya -ing eki alır. Eğer bir işin, fiilin tamamını duyar, seyreder, hisseder, farkeder veya görürsek gelen fiil yalın halde hiçbir ek almadan gelir.
EXAMPLES (ÖRNEKLER)
- I saw him open the door and enter the room. (Onun kapıyı açtığını ve odaya girdiğini gördüm.)
- I watched the children play. (Çocukların oynamasını seyrettim.)
- I heard him start the car and drive away. (Onun arabayı çalıştırdığını ve uzaklaştığını duydum.)
Eğer bir işin, fiilin tamamını değil de bir kısmını gelen fiil duyar, seyreder, hisseder, farkeder veya görürsek gelen fiil -ing eki alır.
- They saw me playing football. (Beni futbol oynarken gördüler.)
- I felt someone following us. (Birisinin bizi takip ettiğini hissettim.)
- I heard them talking about me. (Onları benim hakkımda konuşurken duydum.)
► Verbs following by a gerund
Şimdi de kendilerinden sonra gelen fiillere -ing aldıran fiilleri görelim.
to appreciate : takdir etmek
to avoid : kaçınmak
to delay : geciktirmek
to detest : iğrenmek
to dislike: hoşlanmamak
to enjoy : hoşlanmak
to escape : kaçmak
to excuse : affetmek
to finish : bitirmek
to forgive : affetmek
to involve : gerektirmek
to keep : sürdürmek
to mind : itirazı olmak
to miss: özlemek
to pardon : affetmek
to postpone : ertelemek
to practise : alıştırma yapmak
to prevent : engel olmak
to resist : direnmek
to risk : göze almak
EXAMPLES (ÖRNEKLER)
- He dislikes going to bed late. (Geç yatmaktan hoşlanmaz.)
- I enjoy watching war films. (Savaş filmleri seyretmekten hoşlanırım.)
- They finished painting the house at 5 o’clock. (Evi boyamayı saat 5′te bitirdiler.)
- They postponed going to Italy. (İtalya’ya gitmeyi ertelediler.)
► Gerunds after prepositions
Prepositionlardan sonra gelen fiillere de -ing eklenir.
- She is interested in swimming. (O yüzmeyle ilgilenir.)
- You should give up smoking. (Sigara içmeyi bırakmalısın.)
- I am tired to waiting for him. (Onu beklemekten bıktım.)
- They succeeded in finding the murderer. (Katili bulmayı başardılar.)
- He is thinking of buying a new car. (Yeni bir araba satın almayı düşünüyor.)
► Verbs followed by a gerund or a that clause
Bazı fiiller kendilerinden sonra gelen fiillere -ing aldırırlar veya that’li bir kalıp ile kullanılırlar. Bu fiillerin en çok kullanılanları şunlardır.
to admit : kabul etmek, itiraf etmek
to anticipate : ummak
to imagine : hayal etmek
to mention : bahsetmek
to propose : önermek
to recall : hatırlamak
to suggest : teklif etmek
EXAMPLES (ÖRNEKLER)
- She admitted breaking the window.
- She admitted that she had broken the window. (Camı kırdığını itiraf etti.)
- He suggested going to the theatre. (Tiyatroya gitmeyi teklif etti.)
- He suggested that they should sell the house. (Onlara evi satmalarını teklif etti.)
► Infinitive as an Subject
To lu infinitive özne olarak da kullanılabilir ama bu pek yaygın değildir.
- To learn a foreign language isn’t very easy. (Yabancı dil öğrenmek pek kolay değildir.)
- To drive on icy roads is dangerous. (Buzlu yollarda araba kullanmak tehlikelidir.)
- To find your brother in Istanbul sems impossible. İstanbul’da (Kardeşini bulmak imkansız görünüyor.)
► Gerund as a subject
Gerund (-ing ) ise özne olarak genel anlamda yaygın olarak kullanılır.
- Watching a film is easier then reading a book. (Film seyretmek kitap okumaktan daha kolaydır.)
- Working at night is tiring. (Geceleyin çalışmak yorucudur.)
- Living in a large city is extremely difficult. (Büyük bir şehirde yaşamak son derece zordur.)
► Gerund as an adjective
Gerund ( -ing ) ayrıca sıfat olarak da kullanılabilir.
- I need some cleaning fluid. (Temizleyici sıvıya ihtiyacım var.)
- The film was very boring. (Film çok sıkıcıydı.)
- Do you know that crying child? (Şu ağlayan çocuğu tanıyor musun?)
- This machine is fascinating. (Bu makina büyüleyici.)
► Perfect Infinitive
Perfect infinitive have + Verb3 yani have ve fiilin üçüncü halinin kullanılmasıdır. Perfect infinitive in en yaygın kullanımı modal auxiliary denilen yardımcı fiillerle kullanımıdır.
Perfect infinitive ayrıca başına to alarak bazı kalıplarda kullanılır. Bunlardan birincisi was / were ile geçmişte yapılması gerekip yapılmayan işleri anlatmakta kullanılır.
EXAMPLES (ÖRNEKLER)
- They were to have been here yesterday. (Onların dün burada olmaları gerekirdi.)
- He was to have repaired the car last week. (O geçen hafta arabayı tamir etmeliydi.)
Perfect infinitive yine buna benzer bir anlama would ( should ) like’tan sonra kullanıldığında gelir.
EXAMPLES (ÖRNEKLER)
- I should like to have seen that film. (O filmi görmüş olmayı isterdim.)
- He would like to have visited the museum. (Müzeyi ziyaret etmiş olmayı isterdi.)
Perfect infinitive, appear, seem, happen, pretend fiillerinden sonra kullanıldığında perfect infinitive de geçen fiilin, asıl fiilden daha önce meydana geldiğini gösterir.
EXAMPLES (ÖRNEKLER)
- He seems to have studied a lot. (Çok çalışmış görünüyor.)
- She appears to have forgetten the party. (Partiyi unutmuş görünüyor.)
- He pretended to have done his homework. (Ödevini yapmış gibi davrandı.)
Perfect infinitive believe, know, say, suppose gibi fiillerle passive cümlelerde işin daha önce olduğunu göstermek için kullanılır.
► Verbs followed by a gerund or a passive infinitive
It needs, it requires, it wants ya gerund ya da infinitive‘in passive şekliyle kullanılır.
- The car needs washing. (Arabanın yıkanması lazım.)
requires
wants
- The car needs to be washed. (Arabanın yıkanması lazım.)
requires
wants
Need şahıs öznelerle kullanıldığı zaman infinitive kullanılır.
- We need to go to the country and have a picnic. (Şehir dışına gidip piknik yapmamız lazım.)